27 Ağustos 2013 Salı

veee 100. yazi

Blogu acali henuz bir yil olmadan 100. yayina ulastim bile. Buna gevezelik diyorlar sanirim. Ama haberiniz olsun benim laflarim bitmedi :))

100. yayinin konusu ELA oldu. Daha once de kasnak uzerine Ela yazmistim. Bakiniz bu yazi .

Bu seferki degisik bir model olsun istedim. Neseli , sempatik bisey oldu ve yarin uzun bir yolculluga cikacak.





Bu bebekler trapezci!..

Birkac gun sonra blogun 1. yasini kutlayacagiz, simdiden kendinizi hazirlayin .


25 Ağustos 2013 Pazar

Carsi ruhu adina!

Annem ve babam yaklasik iki haftadir  yanimizda. Bizi ziyarete geldiler. Ozlem giderme, azicik ise ara verip ufak tatiller yapma, evde bir annenin huzur veren varligi, nefis anne yemekleri..

Ne yazik ki zaman cabuk geciyor ve donecekleri gun yaklasiyor. Bu yuzden acele tarafindan  kollari sivadim ve yegenlerime soz verdigim  Besiktas ve Carsi temali duvar suslerini hazirladim -ki uzun zamandir bekliyorlardi-.

Besiktas Ata icin

Carsi da Efe icin yapildi...

Efe ve Ata'nin siparislerini yaparken de  bir yandan dusundum. Ne zamandan beri bir taraftar grubu sosyolojik olarak bu kadar baskin oldu,  bu kadar toplumsal duyarlilik gosterdi. Ve dolayisiyla kendini bu kadar sevdirdi / nefret ettirdi. ( Kimleri nefret ettirdigini biliyoruz o ayri hikaye)
Ne zamandan beri en azili Galatasaraylilar, en koyu Fenerbahceliler, birbirlerine rakip iki ezeli takim Goztepe ve Karsiyaka bir araya gelip Carsi grubunun arkasinda yuruduler?
31 Mayis'ta baslayan Gezi hareketinin en civcivli gunlerinde Carsi uyelerinin; kendilerini puskurtmek icin getirilen kepcenin ustune cikip tomayi kovalamalarini hangimiz unutabilir?

Ben unutmayacagim!

Cevremde tanidigim bir suru insan da unutmayacak biliyorum!..



*Cumhuriyet gazetesinde  Cem Yakıskan ve iki arkadasi ile  yapilmis  bir roportaji da  burada okuyabilirsiniz.





23 Ağustos 2013 Cuma

Yeni cografyalar

Paketler hazirlandi gene.


...ve yeni bir cografyaya dogru yola ciktilar.

Iclerinde bilge baykuslardan kitap ayraclari,



birbirinden guzel sac tokalari var.


Paketten sadece bunlar cikmayacak tabii ki surprizler de var..

Haritaya bir raptiye daha ekleyebilirim artik tam da Iskocya'nin ustune :)


12 Ağustos 2013 Pazartesi

Bil bakalim!

Baykus formunda yastiklar  yapmistim daha once. Zaten herkes yapiyor ve denemeyeni yakinda ya dovecekler ya da elinden keceyi makasi alacaklar :)

Aklimda birkac degisik yastik figuru daha var  biraz daha islevsel bakalim umarim ilerleyen gunlerde onlardan da denerim.

Bu seferki baykuslar yastik degil baska bisey bitince goreceksiniz.

Bugun kumaslari kestim, iki tane prototip yaptim sonra  gozlerinden ise giristim.



Gozler yavas yavas yerlerini aliyor..



Bu da gecenin ekstrasi. Mia  bana bugun fotomodel misali poz verdi. 


Yirim yirim!


Simdiii yukaridaki baykuscuklar yanlarina birsey daha eklendikten sonra zarfa konup bir ulkeye postalanacaklar. Nereye  gidecegini  ilk bilene o pakettekinin aynisindan hediye edecegim. 

Ipucu isteyenler icin  : Daha once hic gonderi yapmadigim bir yer. 

Karpuz kabugundan gemiler, muz kabuklarindan bioplastik yapmak

Belki facebookta gormus ve oylamaya katilmissinizdir. Bir kere de ben hatirlatmak istedim.

Fotografta gordugunuz Elif Bilgin'in daha cok genc ve yolun basinda olduguna bakmayin. Biz muzu sadece mideye indirip kabuklarini aman kayip dusmeyelim diye cope atarken  Elif  o kabuklara bakarak neler neler dusunmus olmali ki su andaki  oylamaya kadar gelebildi, simdiden Amerikan "Science in Fiction" dergisinden ozel odulu kapti bile.

Su anda  binlerce aday arasindan siyrilarak Google Bilim Fuari'ndaki 15 finalistten biri oldu ve simdi bizim oylarimiza ihtiyaci var.

Candy crush  oynayan , atarli mesajlar yazan o parmaklarimizi bugun farkli bir sekilde calistiriyoruz. Su adrese www.googlesciencefair.com linkine tikliyoruz, orada Elif'in guzeller guzeli fotografini goruyoruz ve oyumuzu kullaniyoruz. Unutmayin, herkes sadece bir tane oy kullaniyor.



Hamis: Bu vesile ile tamamen kendi imkanlari ile kisa filmler yapan , yasam oykusunu anlattigi "Karpuz Kabugundan Gemiler Yapmak" filmiyle taninan ve ne yazik ki 2009'da kaybettigimiz cok sevdigim mutevazi yonetmen Ahmet  Ulucay'i da saygiyla anmak isterim. 

Iyi haftalariniz olsun...


11 Ağustos 2013 Pazar

9 Ağustos 2013 Cuma

Anneyle alay edilmez cunku...

Evet anneyle alay edilmez cunku er  ya da gec bir gun bakmissin alay ettigin seylerin aynisini kendin yapmissin.

Benim annemle en cok alay ettigim sey raflara orttugu dantel ortuler ve onlari  ucgen seklinde sarkitmasiydi.

Evvelsi gun biraz sagi solu toparladim, alip basini gitmis eve " dur yahu nereye gidiyorsun " dedim. Daha mumkunse birlikte gecirecegimiz yillar var cunku. Bakin o derleme  toplama sirasinda ne yapmisim:


Dikis makinasinin ustundeki ortuyu farkettiniz mi? Ben fotografi cekmeden bir sure once farkettim. Surekli baskalarini elestiren bir bunyeyi terbiye etmenin en guzel yolu da kendini bir guzel elestirip ustelik bunu da millete duyurmaktir diye dusunuyorum. Buyrunuz!

Bunlar da fotograftaki guzel dikis makinemle yaptigim son kalem kutulari:


Makinayi sadece kalem kutusunu , fermuari vs dikerken kullaniyorum. Kalanlarin hepsi tabii ki el dikisi. 

Yeni model kalem kutulari

Bitirdigim tum isleri bloga koymuyorum ama mutlaka bir fotografini cekiyorum.
Asagidaki kalem kutusu da bunlardan biri.
Cok fazla kalem kullanmayi sevenler icin biraz "buyuk" bir boy.
Dikmesi hem zevkli hem de kolay.
Yumagiyla oynayan kedisi ise cok mu cok seker.


8 Ağustos 2013 Perşembe

Bayramda bir cocugu sevindirmek ister misiniz?

Bugun bayram malum..

Hepimiz  bayram deyince hemen "ah nerede o eski bayramlar" nostaljisine gireriz. Kizlarin  aklinda geceden basucuna koydugu ama bayram sabahi ille de ayakları sıkan kırmızı rugan ayakkabilar, oglanlarin  aklinda bayramda toplayacagi harcliklar ve bunlari harcayacaklari catapatlar.. Hangimiz fazlaca yedigimiz sekerlerden ve cikolatalardan hastalanmadik?

Ama dikkatinizi ceken bir sey var mi? Hepimiz cocuklugumuzdaki bayramlari hatirliyoruz. Genclik yillarindaki bayramlari hatirlayan var mi? Bence anahtar kelime cocukluk. Cunku insan  cocukken saf bir sevinc yasiyor  ve bunu korkmadan ifade ediyor.

Hadi gelin o zaman bu bayram da baska bir cocuga destek olalim. O cocuk ki gunlerden beri yogun bakimda her seyden habersiz yatiyor. Bu yil bayram geldiginin de pek farkinda degil.

Berkin Elvan'dan bahsediyorum.



Biz facebookta bir yardimlasma baslattik. Benim gibi yurtdisinda yasayan Zeynep'in onculugundeki  "mektubum var" kampanyasina ek olarak su anda yogun bakimda yatan Berkin icin de bir "sifa battaniyesi" yapmaya karar verdik. Ve bunu facebookta duyurduk.

Once yurtdisinda yasayan Turklerden cevap geldi ama sonra Turkiye'den de destekcilerimiz artti. Dun Kanada'dan bugun Turkiye'den postalar yola cikti bile. Devami gelecek ve 56 parcalik bu battaniye tamamlanip  Berkin'e dualarimizla sifa verecek biliyorum..

Ozge , annesiyle birlikte yaptigi bu parcalari gondermeden once fotografini cekip gondermis bugun. Inanin benim icin en guzel bayram hediyesi oldu. 

  Tek korkumuz gec kalmak.. O yuzden siz de bu zincirin parcasi olmak istiyorsaniz lutfen bana mesaj yazin ve bir an once Berkin'e battaniyesini gonderelim .  Eminim  Berkin ,battaniyesi  uzerine ortuldugunde sizin tum iyiniyetlerinizi ve dualarinizi hissedecek..

Hamis : Katilmak isteyenler icin bilgi: 20 x 20 cm ebatinda sis ya da tig ile yapilmis parcalar orulecek. Renk, model vs onemli degil. Onemli olan sizin iyi niyetiniz.

5 Ağustos 2013 Pazartesi

Portatif Pamuk Prenses

Gecen hafta Ayse yarin 1 yasina girecek olan yegeni icin nasil bir hediye yapsak diye sordu.

1 yasina giren cimcimeler genelde bebek severler. Ilerleyen aylarda  canta takip gezmeyi de severler.

O zaman neden o bebegi bir sirt cantasina takip gezmesinler?

Fikir buydu. Mobil bir bebek!.

Hemen bir cizim yaptim, dikis makinasini actim ve keceleri renk renk dizdim.

Ve faaliyete gectim :

Ta daaaa


ayakkabilarima bakiin


Mobil bebek demistik di mi? Mobilizasyonu (!) iki dugme ile sagladim. Bu sekilde istedigi zaman oynar istedigi zaman cantasina takar gezer citlembik.


Zeynep  saplari ayarlansa daha iyi olur dedi. Bu iki cicek saplari ayarliyor.
Seda da montlarin ustunden saplar kayiyor dedi. Su ortada cok iyi gorunmeyen zamazingo da saplari birlestiriyor. Sagolun kizlar. 

yandan yandan size bakiyoruuuum

Kirmizi tullerle paketlendim Madrid'e postalandim. Su anda Atina'dan ucaga binmis olmaliyim.





Buyuklere masallar

Zamanin birinde uc tarafi denizlerle cevrili guzel mi guzel bir ulke varmis. Ulkede yasayanlar icin hayat her ne kadar toz pembe olmasa da bir sekilde yasayip giderlermis.

Bu ulkede adi "Adalet " olan cok guzel bir kiz yasarmis. Ama ne yazik ki bu kizcagizin annesi  hayatini kaybetmis ve  kral babasi da hemen baska bir kadinla evlenmis. Kotu talih kralin evlendigi esleri birer birer hayata veda etmis. Ama pes etmeyen kral  baska bir es bulmus ve tekrar dunya evine girmis.

Kralin en son esi pek hirsli pek bencil birisiymis. Kralin evine gelirken beraberinde  kardeslerini de getirmis  zira sadece kendisinin akilli ve guzel olduguna inanir en dogru kararlari kendisinin verdigini soylese de kardeslerine mutlaka onaylatirmis.  Bazen  onlara "kardeslerim en zeki kim bu dunyada" diye sorar, onlar da "sizsiniz sevgili kırolicemiz" diye cevap verirlermis . Ama kırolice bu cevaplarla tatmin olmaz " zekiligi sizden ogrenecek degilim" der onlari da terslermis.

Gel zaman git zaman bu kotu kalpli kırolice kralin guzel kizi Adalet'e sinir olmaya baslamis cunku kardesleri korkarak da olsa onun kendisinden daha zeki ve her seye dogru karar veren biri oldugunu soylemisler.  Iste o gunden sonra kırolicenin gozune ne uyku girmis ne de bir yudum yemek yiyebilmis.

Sonra kararini vermis ve sarayin avcilarini yanina cagirmis. "Adalet'i ormana goturun , orada oldurun, oldugune kanit olarak da kalbini sokun bana getirin ; ama donerken de saray yapilacak yerler kalmis mi bir bakin da oyle gelin "demis.
Adalet;  kendisini  ormana goturen avcilardan kacmaya calismis uzun suren bir kovalamacadan sonra yorulmus amaen sonunda  avcilari da atlatmayi basarmis. Adalet'i kaybeden avcilar "Amaaan kirolice nereden bilecek surdan ortak bir danaya gireriz onu keseriz hem de sevaba girmis oluruz" deyip  besili bir dana aramaya koyulmuslar.

Adaletin kalbi diye 7000 altina alinan ortak dananin kalbini eline alan kirolice derin bir nefes almis. Buyuk bir keyifle "hak dagitmayi sizden ogrenecek degiliz" demis ve hemen buyuk bir hizla hersey ama hersye  hakkinda kararlar almaya baslamis.

Bu arada guzel Adalet ormanda kaybolmus. Kurak corak bir alana cikmis. Zor gunler gecirmis. Gel zaman git zaman kenarinda buz gibi sularin aktigi bahcelerinde renk renk ciceklerin actigi bir koye gelmis. Koy cok kalabalikmis. Bir yanda bilgisayarla arasi iyi olan kirmizi cocuklar diger tarafta gokkusaginin butun renklerini seven guzel cocuklar, obur tarafta formalari rengarenk olan carsili cocuklar varmis. Ama koyun tum nufusu bu kadar degilmis bazilarinin bir gozu yokmus bazilari da ne yazik ki sadece gonullerde yasar hale gelmis. .. Adalet'i buyuk bir sevincle karsilamislar ve bagirlarina basmislar.

Yalniz aradan gecen zaman icinde kirolice Adalet'in yasadigini ogrenmis. Son model ati ve beraberinde 1.000.000  tane eslikcisi ayrica 41 cesit sakil adami ile duble patikalari gecip  tum ormani aramaya baslamislar. Gide gide daglari tepeleri, corak arazileri gecip Adalet'in yasadigi koye ulasmislar. Koyun kenarindeki buz gibi akan dereyi goren kirolice " ulen ben buraya nasil oldu da bir HES yaptirmadim " diye kendi kendine soylenmis. Neyse lafi uzatmayalim, koyun meydanina bakan parkta Adalet'i bulmus. Adalet de o sirada parkta kendi kendine kitap okuyormus. Kendi kendine "kitap okumayi sizden ogrenecek degiliz" diyen kirolice eslikcilerine hemen cimlerin ustunde  bir piknik masasi hazirlamalarini emretmis. Hersey hazir olunca da "gel sekerim birlikte maklube yiyelim" diyerek Adalet'i cagirmis . Amma velakin bu maklube zehirliymis. Maklubeyi yiyip circir olan  Adalet cok su kaybetmis , vucudundaki elektrolit dengesi bozulmus ve bitkin bir halde hastaneye kaldirilmis.

Adalet'ten bu sefer kurtulduguna kesin kanaat getiren kirolice son model atina atlayip 1.000.000 eslikcisi ve 41 sakil adami ile birlikte saraylarindan birine geri donmus.

Hastanede bitkisel hayattan bir turlu uyanamayan  Adalet'e koydeki cocuklar cok uzulmus. Ne yapsalar ne etseler bir turlu uyandiramamislar care bulamamislar. Aradan gunler aylar gecmis. Birden koydeki cocuklarin aklina artik pek kullanilmayan eski bir teknoloji gelmis: Birlik ve beraberlik. Enerjileri birlestirmek ise yaramis ve guzel Adalet bitkisel hayattan uyanivermis.

Ondan sonrasi corap sokugu gibi gelmis. Kiroliceyi de  maiyeti ile birlikte  artik kimseye kotuluk yapamayacagi bir yere gondermisler.
...

Sicak bir 5 Agustos ogleden sonrasi cok uzgun bir halde daldigi uykusundan uyanan Dilos  kendi kendine "hayirdir insallah" diye soylenip  facebookta ne var ne yok diye bakmaya gitmis. .

Cidden hayirdir insallah!..



1 Ağustos 2013 Perşembe

Herkese selam, Hamsa'ya devam

Seri halde Hamsa uretimindeydim.




Iki arada bir derede baska bir seyin daha kumasini  bictim iki-uc gune kadar nasil olsa onu da gorursunuz .

Paketlemeye geri donuyorum  ben , esenlikle kalin..

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...