Selanik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Selanik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Mart 2013 Cumartesi

Ahh Selanik.. Αχ Σαλονίκη μου...

Selanik.. Kordonu, havasi,denizi, kizi ile Izmir'in ikizi.



Kucuktum adini ilk duydugumda.

Annem ogretmen oldugu icin o okuldayken beni ananemin evine birakirdi. Ananemler... Kisin soba ustunde isinan caydanliktan sobaya dusen suyun tis tis sesleri, buyukbuyuk babamin taradigi Celal Bayar benzeri kaslari - ki benzerligi soylendiginde cok sinirlenirdi- , hamurisleri, aci biberli fasulye corbasi,  duvarda asili iki resim. Biri Ataturk, digeri Ecevit, isimlerinin sonuna "hanim"takisi eklenmis komsu teyzeler, limon kolonyasi kokusu bir de yunler, tiglar, orgu sisleri..   Beni ayiplamayin adini ilk duydugum zamanlar  tam da bu zamanlar iste. Selanik orgusu diye bisey vardi ve pek modaydi.

Sonralari buyukbabamin dizinin dibinde "muhacir" oykulerini dinlerken  Selanik'in bir orgu modelinden daha cok;  uzaklarda kalmis guzel bir sehir  oldugunu ogrendim. Daha ilkokula baslamamistim.

Okumayi ogrendikten sonra ansiklopediler cevirmeye basladim. Haritalarda ufacik dolma parmaklarimla gezdim, bayraklarin renklerini, ulkelerin baskentlerini  ezberledim. Insan bilemez tabi harita uzerinde "temsilen " gezdigim o yerleri bir gun gelip de surekli ziyaret edecegim. ( Bu bendeki cografya, gezi, atlas meraki baska bir yazinin konusu olsun bu arada )

Ah Selanik nerden bilirdim seni bu kadar sevecegimi?

Carsamba- persembe gunu geldi gecti. Sergi bitti, ben cuma gunu sabah 8 otobusuyle evime donme  niyetiyle yola ciktim. Taksi beni ucu ucuna yetistiremedi, dakika farkiyla otobusu kacirdim. Ama demek ki bu bir isaret, sehir beni birakmak istemedi. Yasasin!. Bavullar emanete, ben ilk belediye otobusuyle sehir merkezine.. Sabah daha 8:30. Elimde profesyonel olmayan fotograf makinasi , Selanik, sabah esintisi,mis gibi hava.

Siz olsaydiniz ne yapardiniz? Ben yurudum yurudum fotograf cektim.  ( buraya kadar okuyanlari uyarayim, cok fotograf, uzun yazi var ona gore )


Otobusten iner inmez saga dogru kivrilip Aristoteles meydanina dogru yurumeye basladim. Ise yetisme telasindaki insanlarin arasinda  sabah turisti edasiyla  yurumek -en azindan benim icin- keyifliydi.



"Ax Ellada s'agapao" yani "Ah Yunanistan seni seviyorum" yaziyor. Mart 2011'de  Selanik'te yasamini yitiren Manolis Rosoulis'in bir sarkisi ama binaya neden asildigi ve ofisin ne oldugu  hakkinda bir bilgim yok.. Selanik'te yasayan arkadaslar bir zahmet biliyorsaniz yorumlarinizda yardiminizi beklerim.


Hem Aristoteles meydanini hem de ona dogru inen bu caddeyi cevreleyen binalarin estetigi muhtesem. Ben detay insaniyim. Her seferinde baska bir detay yakalamak cok eglendirici..


Terkenlis Selanik'in en eski pastanelerinden bir tanesi. bizim paskalya coregi diye bildigimiz corek ile unluler.  Keske fotograflardan koku almak mumkun olsaydi da cevreye yayilan o coreklerin kokusunu simdi siz de alsaydiniz. Yakin plan almak istedim ama henuz vitrin duzenlemesini yapmamislardi. 




En sonunda meydana ve oradan da denize ulastim.



Sergi su arka planda gorunen liman binalarindan birindeki kafede yapildi.. 


Ve denize bir selam cakip gerisin geri merkeze geri dondum. Madem vaktim var bir kahve iceyim, belki kumas alirim. 


Kahvemi karton bardakta aldim, disari cikip fotograftaki simitciden de bir simit aldim, kahveme katik yaptim. Sohbet ede ede karsilikli ictik.. Burada simitin adi; kuluri. Simitcinin adi Pavlos. Ve tabii ki  cogunluk  Yunan vatandasi gibi  frappesini  hupletiyor.

Sonra geze geze ne zamandir aradigim puantiyeli keten kumas satan bir yer buldum. Turk oldugumu ogrendiklerinde daha gecen hafta Istanbul'da olduklarini soyleyip ne kadar misafirperver oldugumuzdan dem vurdular. Aslinda burada da  ayni misafirperverlik soz konusu. Bu arada kumascinin adi da Pavlos imis. Her gordugumun adini sormuyorum tabii ki sonra postayla kumas gonderebilir misin diye sordugumda adamcagiz kartini verdi oradan gordum :)

E bu kadar lafi gec sergi nasil gitti diye soranlara gelsin cevabim. Direk satis beklentim yoktu krizden oturu ama gene de satisim fena degildi. Daha cok olarak amacladigim uzere siparis aldim , dukkan sahipleri ile coklu satis icin anlastim, aklima turlu turlu  fikirler geldi, yeni stand arkadaslarim oldu, Selanik'te yasayan arkadaslar ( Yelda, Yelda, Yasemin, Bihter, Nur, Gorkem, Talar, Sibel, Nese Abla ) standimizi ziyaret etti hasret giderdik, gulustuk, eglendik..   Nil son dakika ziyareti ile yorgunlugumuzu aldi, gulmekten karnimizi agritti :)  Bahar sagolsun gene bana evini acti, Aris'in kuzenleri bu sefer bizzat gelip neden bizde kalmadin diye posta koydular .. :)

Son fotograflar da sergiden gelsin o zaman:

Sergide bir de sac tasarimi sovu vardi. Isteyenlerin sacina boyle seyler yaptilar. Ben istemedim :) 

Denizi de karsimiza aldik, keyfimize diyecek yok. 



Dukkani actik bekledik :)
Son bir kelam daha.. 

Selanik seni seviyorum. Orada yasamasam bile en azindan yakinindayim. Ne mutlu bana ki  gelip gidip hasret giderebiliyorum .

Bir sonraki randevuya kadar kendine iyi bak. 










5 Aralık 2012 Çarşamba

IWOG Christmas Bazaar ( IWOG Yilbasi Pazari)

Sanirim bu kermes- pazar isi tam bana gore.  Cunku o hareketi, bir araya gelme ruhunu, masalar arasi ufak tefek rekabetleri ve o cangili seviyorum. ( gurultu , sicak  ve havasizlik gibi negatif seyleri gormezden geliyorum.)

IWOG'dan daha once de bahsetmistim. Kendileriyle tanismam Seda sayesinde oldu. 3 yil once "boyle de birsey var , Turk masasi da var, gel" diyince hic ikiletmeden tamam dedim. Nese Hanim da yardimci oldu sagolsun bu yil katildigim 3. yil . Gecen yil Yelda ve Bahar ile birlikteydik, bu yil Bahar ve Bihter ile.  Iyice alistim artik.  Selanik ve civarindaki arkadaslarla  biraraya gelmek icin de ekstra bir bahane oluyor. Cifte kavrulmus lokum gibi bisey iste :)

Bu yil ulke masalarini ve ticari masalari ayri yerlerdeydi ama sonucta ayni salondaydik. Orkestranin yaninda olmamamiz buyuk bir sansti ama yazmazsam catlarim Sirbistan masasi ile bu yil da yanyana dustuk ve yiyeceklerin kokusundan gene  bayginlik gecirmek uzereydik. Pedro Almodovar filmlerinden firlamis gelmis abla lahana dolmalarinin ve diger tanimlayamadigim yiyeceklerin icine neler koymus bilmiyorum ama seneye misilleme yapmaya karar verdik. Bilimum sarimsakli soganli kokulu yiyeceklerle masayi donatmayan ne olsun..

Satislarimiz iyiydi, Beste'nin unlu tarifiyle yaptigim recel  kapisildi. Hatta Talar eve gidip tadina baktiktan  sonra telefon acip "kac tane kaldiysa hepsi benim" diyerek beni acayip memnun etti. Model "esinlenmeye" gelen diger masalardaki kececi  arkadaslar da sagolsunlar bizi yalniz birakmadilar. Bahar'in etamin isleri bence cok guzeldi. Hele elmali payi ve Bihter'in nisastali kurabiyeleri.. mmmmm

Fotograf da cektim tabii ki...

Bahar masaya son rotuslari yapiyor.


kocama ilgi gostereyim biraz

Irlanda masasina ragbet coktu Irish cafe yuzunden olabilir mi?

Cok sıkılmıs canindan bezmis kocam. Neyse ki pc vardi da oyalandi.

Konu mankenlerimiz Bahar, Bihter ve cimcime Melina

IWOG cekilis sorumlusu Sevgili Diane a.k.a. Santa's wife Santarini :)

en sevdigim fotograflardan biri gulen gozler, mutlu yuzler, cocuklar, bebekler...


Bu yil da boyle gecti diyelim.. Bir sonraki yil daha guzel bir kermes yazisi yazalim :)))

1 Aralık 2012 Cumartesi

Abbas gene Selanik yolcusu

  Kermes zamani geldi catti.. Bu yil gecen yilkine gore daha guzel seyler cikti sanki elimden..

Mesela;

Yilbasi temali ikiz yastiklar,


Beste'nin meshur acili domates recelleri ,
suslendiler puslendiler,

siraya dizildiler


bir suru kartanesi yaptim


Sutlacsiz bir fotograf dusunulemez tabii ki..



Ve daha neler neler.. Simdi cok acelem olmasa hepsinin fotografini yuklemek isterdim ama artik donus yazisina kaldilar.


Hadi bize iyi yolculuklar, gorusmek uzere...



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...