ornament etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ornament etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Kasım 2012 Perşembe

O mu bu mu ?

Gecen gun twitterda bir yaziya rastladim. Soyle yazmislar : "100 kadina sorduk 1647 cevap aldik. Sordugumuza soracagimiza pisman olduk. "  
Hala guluyorum :)))

Simdi ben de size bir sey sormak istiyorum . 1647 cevap da verebilirsiniz benim icin sorun degil .

Asagidaki agac susleri boncuklu mu daha guzel boncuksuz mu?


Facebooktaki arkadaslara zaten sormustum, facebook kullanmayanlar icin de burada tekrarlamak istedim. Orada yanit verenler bu sorudan muaflar. :)))


14 Kasım 2012 Çarşamba

Geyik muhabbeti

Geyik muhabbeti deyimi  nereden geliyor diye hic dusundunuz mu ?  Kermes icin geyik modelleri uzerine calisirken  benim aklima takildi . Hemen ufak bir arastirma yaptim. Megerse  bu konuyu merak eden sadece ben degilmisim.

Kutsal geyik disi ama geyik muhabbeti yapanlar genelde erkek. Sevgili Hulki Aktunc Buyuk Argo Sozlugu'nde "geyik muhabbeti" deyimi geveze, yararsiz ve uzun konusma anlaminda kullanildigini soylemis.  

Mesela, Kudret Emiroglu " Gundelik Hayatimizin Tarihi " adli kitabinda geyik motifinin sadece Kuzey Avrupa ulkelerinden degil Sibirya, Altaylar'da islemelerde kullanildigini, kutsal Saman elbiselerinde geyik motiflerinin bulundugunu  yazmis.  Osmanli efsanelerinde "Geyikli Baba"'nin Bursa'nin fethine geyikleri ve geyik boynuzlari takmis muridleri ile katildigini da eklemis.


Geyikli Baba'nin turbesinin icinde bile geyik boynuzlari var!

 Kitapta gene 1840'larda "stag party" yani erkek geyik partisi deyiminin bekar erkekler arasindaki eglenceyi anlattigini da goruyoruz.

Yakin tarihimizde ise geyik deyince  Resneli Niyazi Bey'i anmadan gecmek olmaz. Resneli Niyazi Bey ve birligi, 1908 Temmuzu'nda Manastir'a dogru ilerlerken yanlarinda bir de geyik tasimaktadir. Surekli  birligin onunde yuruyen ve Niyazi Bey'den hic ayrilmayan bir disi geyik.  Bu yuzden Niyazi Bey'e bir isim daha verilir : Geyikli Niyazi Bey.  


Resneli Niyazi  Bey ve kare icine alinmis unlu  geyigi 

Gel zaman git zaman bu geyik ve Niyazi Bey o kadar cok unlu olur ki Sultan Abdulhamit'in kardesi veliaht Mehmet Resat geyigi seyretmeye gider. Niyazi Bey ve geyigi donemin unlu gazetelerinde tefrika edilir hatta geyikle ilgili mars  bile bestelenir ve bu mars Meclis-i Mebusan'da tartisma konusu  bile olur. Muhabbetin konusu olan geyik o denli cok konusulur ki gide gele bir deyim haline donusur: 
Geyik muhabbeti!

Geyik muhabbetinin geyigini yapmaya baslamadan acilen dun yaptigim  geyikleri ekleyip huzurlarinizdan cekiliyorum. N'olur  n'olmaz :))) 



yilbasi agaci geyiksiz kalmasin e tabi kalemkutusu da 




  


11 Kasım 2012 Pazar

Kuslar, sonbahar gunesi ve Iskece

 Kus ve Bulut

Kuscu Amca!
Bizim kusumuz da var,
Agacimiz da. 
Sen bize bulut ver sade
Yuz paralik

Orhan Veli Kanik


Cok severim bu siiri. Kuslari da severim. Havanin hala sogumadigi gunesli pazar gunlerini ise bir ayri severim. 
Siirin aksine ben bugun kuscu amcadan  bulut istemiyorum . Gunes  her yeri isitmasa bile isigini eksik etmesin yeter...

tum haftasonu kus yaptim durdum

...ve sonra kuslari cebimize koyduk, yuruyuse ciktik.
cakma bogaz koprusunden gectik

bu irmagin evimizin arka tarafinda olmasi, dogayla icice yasamak gercekten buyuk bir luks.


kuslar cebimizde sıkıldılar, onlari dogaya biraktik sonbahar gunesinde yikansinlar diye...





iste boyle...

p.s. Beste artik iyiles n'olur?

31 Ekim 2012 Çarşamba

Delirdim ben!


Aslinda delirdigime ne ben ne de doktor karar verdi. Bugun facebook uzerinde paylastigim bir fotograf sonunda sevgili arkadaslarim bu kaniya vardilar.  Neden oldugunu siz de yazinin sonuna dogru anlayacaksiniz. 

Ama once  baska haberlerim var:
Mesela mesela  kendime yeni bir calisma kosesi yaptim. Salondaki iki koltugu baska bir yere transfer ettim, onun yerine diger yemek masasini koydum. Misafirlerimiz salonun yeni seklini yadirgarlar mi bilmem ama annem gorurse yadirgayacagi kesin. :) 
Yeni masam  karsidaki yesil tepelere karsi. Sonbahar ve kista evimizi ancak yalayarak gecen gunesi bir ucundan da olsa belki boyle yakalarim diye dusunerek masayi pencereye sifir gelecek sekilde yaklastirdim. Ustune en sevdigim masa lambasini, dergilerimi, alet edavati ve ciceklerimi koyunca hersey tamamlandi. Aslinda bu kumas gelinciklerin yerine bir saksi menekse koyayim diyorum ama sagolsun Mia balkondaki saksilarda toprak birakmadi. Cekiniyorum. Oysa ne de guzel olurdu cam kenarinda Afrika menekseleri..

Karsida gorunen her dem yesil tepeleri Ozlemaki cok sever. Zaman zaman cikip yurudugum yesil tepeler. Aslinda  bana bu kadar yakin bir oksijen kaynagi oldugu icin cok sansliyim .



Ufacik bir domuzcuk susluyor masa lambasini. Ucan domuzcuk :)

Yilbasi yaklasiyor ve ben bu yil yilbasi agaci susleri vs vs yapmak icin birazcik gec kaldim. 2 aralikta Selanik'te bir sergi var, yerimizi ayirttim. Bu demektir ki beni uykusuz geceler, bol kahve , sabir ve yaraticilik bekliyor. Butun bunlar biraraya gelebilirse bir mucize de gerceklesecek demektir. 

Gene de ufaktan ufaktan baslayayim dedim. Dun bir- iki modellemeye basladim. Bu modeli baska bir yerde gormedim , annem biz kucukken diktigi elbiselerin roba kismina yapardi. 
Ondan ilham alip  bir deneme yaptim, fena da olmadi. 







Bunun adi "palyaco" 








Sonra bir tane yesil,  





Bir tane de beyaz yaptim. 
Ama yesili begenenler agirlikta...




















Gelelim neden bana deli dediklerine...  Ren geyigi yapabilir miyim diye dusundum, denedim, oldu..  Malum sinir bozucu reklam gibi "hayal ettim yaptim, oldu." Ama benim yaptigim hem sevimli oldu hem de yapim asamasinda koskocaman Fatih Ormani'ni  katletmedim. 


Bu geyiklerin devami gelecek ve tabi ki  bitince de sizinle paylasacagim.

Sahi, sizce de delirdim mi ben???

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...