Özlem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Özlem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Kasım 2012 Pazar

Tursulu borek+ ispanakli borek+ Porto Lagos = pazar gunum

Ne guzel gecen bahar Dukan diyeti yapmistim hem de 14 kg vermistim. Once yavas yavas sonra buyuk bir hizla yemeye baslayinca hepsi olmasa bile kilolar gerisin geri donduler. Tombalagim ile kavlettik , niyet ettik kilolari vermeye. Birbirimize destek olacagiz. Ve bu kilolar kesin gidecek.
Son defa olarak rejim yapiyorum duyurulur cunku bundan sonra rejime ihtiyacim olmayacak. Bu hayattan nefis seyleri az miktarda yiyerek de keyif aliniyor olmali.
Telefondaki sozlesmemize gore persembe gunu baslayacagiz. Demek ki ahaliye soz verdigim borekleri bu arada yapmam gerekiyor diye dusundum ve  kollari sivadim. Verecegim rahatsizlik icin simdiden ozur dilerim :)

Sadede gelelim; gecen haftalarda Beste'nin facebooktaki grubunda  arkadaslara lahana tursusu ile borek yapilacak hazir oluna demistim.  Istedigim gibi bir lahana tursusu bulamadigim icin is basa dustu ve yardim alarak da olsa hayatimdaki ilk tursuyu kurdum. Eli cabuk bir tursu olmus kendisi , kivama gelmis. Hemen borek yapmak icin kollari sivadim.
Aslinda  bu boregin mantigi daha once yaptigim pirasali borek ile ayni. Hamurunu nasil tutacagim diye soranlar  suradan yardim alabilirler. Ici de ayni sekilde hazirlaniyor. Sadece pirasa yerine lahana tursusunu sogan , salca, kirmizi biber ve baharatlarla kavuruyoruz.
"Eee bunun neresi farkli" diyenlere  once bir tadin bakin derim. Cunku tursunun ozelliginden oturu boyle eksili - sulu muhtesem bir aromasi var.
Bu sefer genis yuvarlak tepsiye degil de dikdortgen bir borcama hazirladim. Daha goz doyurucu oldu. Mmmm..
Bu da firindan cikmis hali.


Tursulu borek  beni kesmedi, dun pazardan hazir korpecik ispanak da bulmusken bir de Arnavut usulu ispanakli borek yapayim dedim. Nasil olsa firin yanacak. ( Benimki bahane baska bisey degil )
Bu aslinda cok bilinen, cok kolay ama cok lezzetli bir tarif:

5 bardak un, biraz tuz ve aldigi kadar su ile sıkı bir hamur yapiyoruz. Ve  hamuru biraz dinlendirdikten sonra 32 kucuk parcaya ayiriyoruz. Sayidan korkmayin goreceksiniz hemencecik acilacak.

Ilkonce 16 paziyi  oklavamizla en fazla bir tabak buyuklugunde acip aralarina azicik zeytinyagi surup ustuste bir tepsiye diziyoruz. ( unutmayin bir tabak buyuklugunde)  Ilk 16'lik partiyi bitirince baska bir yuvarlak tepsinin tabanini gene zeytinyagi ile yaglayip ustuste koydugumuz bu hamurlari tepsiye genisleterek yayiyoruz. ( Katmanlarin arasina surmus oldugunuz  yag yardimci olacagi icin oklavaya ihtiyaciniz olmadan rahatca tepsi kadar buyuyecek. ) Bir yandan da ispanaklarin  iyice suyunu suzup 2 tane piyazlik dogranmis kuru sogan , tuz, karabiber ile ovuyoruz. Ve hepsini tepsideki hamurun ustune yayiyoruz. Diger 16 paziyi da ayni sekilde acip ispanaklarin ustune serdik mi artik boregimiz firina girmeye hazir hale geldi bile. Ben ustune yumurta yerine fircayla biraz daha yag suruyorum.
Ananecim bu boregi yaptiginda ortadan bir yuvarlak keser, onu buyukbabama verir ve kalan bosluga yogurt koyardi. Tepsinin etrafina dizilir, tel tel olmus boregi yogurda  batirarak yerdik. Kabul ediyorum tabaklara servis yapip yemek cok daha medenice ama bu boregin esas tadi da oradaydi sanki. Ben simdi efendi efendi tabagima koydum ama yogurdu da eksik etmedim.
Baylar bayanlar bu borek yogurtla yenir :))


Borekleri hallettikten sonra Aris'e "aklima bir fikir geldi hadi bakalim Porto Lagos'a gidiyoruz" dedim. Ikiletmedi ,orayi cok sever.

Porto Lagos, Xanthi'ye 30 km uzaklikta  Vistonida golune yakin bir lagunde kurulmus ufak bir kasaba. Guzel balik lokantalarinin yanisira unlu bir manastiri da barindiriyor.

Tam adi Saint Nicholas olan manastir , Vatopaidi / Athos 'a bagli olarak iki kucuk adanin ustune kurulmus.  Anakaradan ahsap bir kopru ile ulasilan St. Nicholas , ikinci bir ahsap kopru ile Panagia Pantanassa Sapeli'ne baglanmis.

Sol tarafta Vistonida golu, manastirin bulundugu yer  ise lagun. Arka fonda sol tarafta Xanthi ( Iskece) , sag tarafta  Komotini ( Gumulcine) var. 


Oldukca kucuk olan bu sapel gerceklestirdigi one surulen mucizelerle unlu. Dolayisiyla ziyaretcisi de hic eksik olmuyor.

Sapelin sunagindaki Meryem Ana'nin ikonasinda dilekleri gerceklesenlerin biraktiklari kucuk hediyelerin yani sira saglik problemi olanlarin dilekleri dogrultusunda ilistirdikleri cesitli metal plakalar da bulunuyor. Bu plakalar cekilen rahatsizliga gore cesitlilik gosteriyor. Kimi zaman bir kol, kimi zaman bir goz, bir el.. Akliniza ne gelirse..


Inanc meselesi.. Her ne kadar inanilmasi guc ya da hurafe gibi gelse de ben de bugun bir cift bobrek kabartmasinin yeraldigi minik bir plakayi digerlerinin yanina ilistiriverdim. Mumkun olan her sekilde dua etmek lazim degil mi?

31 Ekim 2012 Çarşamba

Delirdim ben!


Aslinda delirdigime ne ben ne de doktor karar verdi. Bugun facebook uzerinde paylastigim bir fotograf sonunda sevgili arkadaslarim bu kaniya vardilar.  Neden oldugunu siz de yazinin sonuna dogru anlayacaksiniz. 

Ama once  baska haberlerim var:
Mesela mesela  kendime yeni bir calisma kosesi yaptim. Salondaki iki koltugu baska bir yere transfer ettim, onun yerine diger yemek masasini koydum. Misafirlerimiz salonun yeni seklini yadirgarlar mi bilmem ama annem gorurse yadirgayacagi kesin. :) 
Yeni masam  karsidaki yesil tepelere karsi. Sonbahar ve kista evimizi ancak yalayarak gecen gunesi bir ucundan da olsa belki boyle yakalarim diye dusunerek masayi pencereye sifir gelecek sekilde yaklastirdim. Ustune en sevdigim masa lambasini, dergilerimi, alet edavati ve ciceklerimi koyunca hersey tamamlandi. Aslinda bu kumas gelinciklerin yerine bir saksi menekse koyayim diyorum ama sagolsun Mia balkondaki saksilarda toprak birakmadi. Cekiniyorum. Oysa ne de guzel olurdu cam kenarinda Afrika menekseleri..

Karsida gorunen her dem yesil tepeleri Ozlemaki cok sever. Zaman zaman cikip yurudugum yesil tepeler. Aslinda  bana bu kadar yakin bir oksijen kaynagi oldugu icin cok sansliyim .



Ufacik bir domuzcuk susluyor masa lambasini. Ucan domuzcuk :)

Yilbasi yaklasiyor ve ben bu yil yilbasi agaci susleri vs vs yapmak icin birazcik gec kaldim. 2 aralikta Selanik'te bir sergi var, yerimizi ayirttim. Bu demektir ki beni uykusuz geceler, bol kahve , sabir ve yaraticilik bekliyor. Butun bunlar biraraya gelebilirse bir mucize de gerceklesecek demektir. 

Gene de ufaktan ufaktan baslayayim dedim. Dun bir- iki modellemeye basladim. Bu modeli baska bir yerde gormedim , annem biz kucukken diktigi elbiselerin roba kismina yapardi. 
Ondan ilham alip  bir deneme yaptim, fena da olmadi. 







Bunun adi "palyaco" 








Sonra bir tane yesil,  





Bir tane de beyaz yaptim. 
Ama yesili begenenler agirlikta...




















Gelelim neden bana deli dediklerine...  Ren geyigi yapabilir miyim diye dusundum, denedim, oldu..  Malum sinir bozucu reklam gibi "hayal ettim yaptim, oldu." Ama benim yaptigim hem sevimli oldu hem de yapim asamasinda koskocaman Fatih Ormani'ni  katletmedim. 


Bu geyiklerin devami gelecek ve tabi ki  bitince de sizinle paylasacagim.

Sahi, sizce de delirdim mi ben???

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...